Vatandaş Okuması

Bilgi ile büyüyelim, akıl ile yükselelim, beynimizi özgür kılalım!

Dinsel

“Halden hale geçeceksiniz”


Sıradan bir vatandaş eline bir Kur’an meali/çevirisi aldığında ne okuyor?

Mekkî kabul edilen önceki Rum suresi anlatımında; Kur’an metninde yer alan anlatımların, Arap kavminin yaşantısı dışında olmadığını Prof. Dr. Casim Avcı’dan bazı bilgilerle paylaşmış, Tevrat’ı, İncil’i okumadan, İslam öncesi Arap Yarımadası ve çevresinin binlerce yıllık geçmişini, tarihini, yaşam tarzını, dinlerini, örf ve âdetlerini bilmeden Kur’an’ı anlamanın, ayetleri anlamlandırmanın pek mümkün olmadığını ifade etmiş ve ilahiyat profesörü İsrafil Balcı’nın, “Gerçek İslam bu değil’ ise hangisi gerçek” başlıklı youtube videosundan, “Bir idealize edilen var, bir yaşanmış örnekler var, bir de dini metinler var. Size soft bir İslam sunabilirim, tadından yenmeyecek bir İslam, o metinden çıkar mı, çıkar ama o metinlerden öyle bir İslam da çıkarabilirsiniz ki tepeden tırnağa şiddet kokan bir din olur.” cümlelerini aktarmıştık.  

Mekkî surelerle ilgili olarak yaptığımız çalışmaya esas aldığımız İbn Abbas-Kurayb rivayet zincirindeki sure sayısının 80 olduğunu, bunun dışında, altı surenin daha Mekkî olarak kabul edildiğini belirtmiştik. Bu yazımızın konusu sondan bir önceki sure olan “İnşikak” (Yarılma) suresidir.

 Sure, “göğün yarılmasından söz ettiği için bu adı almıştır.” (Elmalılı)

Anlatım, kıyamet, cennet-cehennem döngüsüyle başlar.

“Gök yarıldığı, Rabbini dinleyip kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği vakit, yer uzatılıp düzlendiği, içinde ne varsa attığı ve tamamen boşaldığı ve Rabbini dinleyip kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği vakit,” Rabbine varmak için “çaba üstüne çaba sarf eden insana” seslenilir ve “nihayet O’na varacaksın,” denir. Kitabı sağ eline verilen, “kolay bir hesapla hesaba çekilecek ve sevinçli olarak ailesine/aşiretine dönecektir.”

Kitabı arkasından/arka tarafının solundan verilen ise “yetiş ey ölüm, diye bağıracak ve alevli ateşe girecektir.” Çünkü o, dünyada ya da ailesi/aşireti/ içinde sevinçli olmuş, Rabbine dönmeyeceğini sanmış ve Rabbinin onu görmekte olduğunu da düşünmemiştir.

Ardından; şafağa, “geceye ve içinde barındırdığı şeylere, toparlandığı zaman dolunaya” yemin edilir ve şöyle denir:

“Siz elbette halden hale geçeceksiniz. Böyleyken onlar neden acaba iman etmezler? Karşılarında Kur’an okunduğu vakit secde etmezler?” Nankörler yalanlamaktadır ancak “Allah içlerinde sakladıklarını” bilmektedir ve onlara elem verici/can yakıcı bir azap vardır.  İman edip iyi ameller işleyenlere ise tükenmez bir ecir/ başa kakılmayacak kesintisiz ödül vardır.

Sıradan bir vatandaş eline bir Kur’an meali/çevirisi aldığında İnşikak suresi olarak yukarıda verilen satırları okumaktadır.

Mekkî surelerin anlatımı sürecektir.

Canan Murtezaoğlu

 


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir