“Ceza gününün ne olduğunu sen bilir misin?”
Sıradan bir vatandaş eline bir Kur’an meali/çevirisi aldığında ne okuyor?
Önceki Nâziât suresi ayetlerine göre; Allah’ın yanında putlara tapmak yani inkâr ve böylelikle dünya hayatını yeğlemek cehennemlik olmakla, nefsi boş heveslerden arındırmak yani sadece Allah’a tapmak ise cennetlik olmakla eşitlenmektedir, diye belirtmiştik.
Mekkî surelerle ilgili yaptığımız vatandaş okumamızın altmış üçüncüsündeyiz.
İbn Abbas-Kurayb rivayet zincirine göre yetmiş dokuzuncu sure “İnfitar” dır. (Çatlama)
Surenin ilk ayetleriyle, önceki Nâziât suresinin kıyamet anlatımı sürdürülür: “Gök çatladığı zaman, yıldızlar dağıldığı/döküldüğü zaman, denizler kaynaştığı/yarılıp akıtıldığı zaman, kabirlerin içi dışına çıktığı zaman, herkes neyi önünden gönderdiğini ve neyi geri bıraktığını bilir.”
Devamla, “Ey insan! İhsanı bol/cömert olan Rabb’ine karşı seni aldatan nedir?” sorusu sorulur. Allah, insanı yaratmış, “düzgün yapılı kılıp ölçülü bir biçim” vermiş ve “dilediği herhangi bir şekilde parçalardan” oluşturmuştur ve şöyle denir: “Hayır hayır, siz cezayı/hesaplaşmayı yalanlıyorsunuz. Oysa üzerinizde koruyucular/gözcü melekler var. Değerli yazıcılar. Onlar, siz her ne yaparsanız bilirler.”
Ardından; iyilerin nimet (Naim cenneti) içinde, kötülerin de cehennemde (Cahim: Şiddetli cehennem ateşi) olacakları belirtilir; “hesaplaşma/ceza günü oraya girerler, oradan bir daha ayrılmazlar.”
Burada tekrar belirtelim: Mekki sureler boyunca tekrarlanan ifadelere göre “iyi” olmanın ölçüsü Allah’a iman, “kötü” olmanın ölçüsü de Allah’a ortak koşmak yani şirktir yani Kur’an’a göre insanoğlunun her fiili Allah’a iman ya da Allah’ı inkâr üzerinden değerlendirilmektedir.
Putperestlik şirk kavramı içindedir. Melek, şeytan, cin ya da ruh gibi gözle görülmeyen varlıklara ilahlık atfetmek şirktir. İslam dini; mezhepler, tarikatlar, cemaatler, dergâhlar gibi kavram ve kuruluşlarla parça parçadır. Bunların başında bulunan şeyh, şıh, mele, efendi, dede, baba, mürşit lakaplı kişilere atfedilen ilahlık da şirktir. Bunların birçoğu üstünlük saplantısı içindedir ve başkaları için “cennetlik, cehennemlik, kurtuluşa ermiş, batmış” gibi yargı ifade eden sözcükleri kullanmaktan çekinmezler. Bu da şirktir çünkü Allah adına hüküm vermektedirler oysa Kur’an’a göre insanı en iyi bilen, sadece ve sadece, onu yaratandır ve yargı gününün sahibi O’dur.
Bir önceki surenin anlatım tarzıyla Muhammed peygambere şu sorulur:
“Ceza gününün ne olduğunu sen bilir misin? Evet, bilir misin nedir acaba o ceza günü?”
Sure şu yanıtla sonlanır: “O gün, kimsenin kimseye hiçbir yarar sağlayamayacağı bir gündür. O gün iş Allah’a kalmıştır./O gün buyruk yalnız Allah’ındır.”
İnfitar suresi anlatımı tamamlanmıştır. Sıradan bir vatandaş eline bir Kur’an meali/çevirisi aldığında İnfitar suresi olarak yukarıdaki satırları okumaktadır. Mekkî surelerle ilgi çalışmamız sürecektir.
Canan Murtezaoğlu
