Açıklanan Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem üzerine…


Meclis’te milletvekili bulunan beş siyasi parti ve Meclis’te milletvekili bulunmayan bir siyasi parti ile toplamda altı siyasi parti tarafından imzalanan Mutabakat Metni’ni sosyal medyada sizlerle paylaştım.

Kayıtlarda yaklaşık 120’den fazla faaliyette bulunan siyasi partinin bulunduğu ülkemizde eğer bir erken seçim olmazsa, 2023 yılı Haziran ayında Cumhurbaşkanı ve Milletvekili seçimleri yapılacaktır. Bugünkü duruma göre eğer başka ittifaklar kurulmaz ise, Cumhur İttifakı ile Millet İttifakı siyasi partileri seçimlere katılacaklarıdır.

Açıklanan bilgilere göre Cumhur İttifakı Başkanlık Sistemi ve Millet İttifakı Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem demokrasi yönetim sistemleri/modelleri ile seçimlere gireceklerdir. Diğer bir deyişle iki ayrı yönetim sistemi seçmenlere açıklanarak sandıkta oy vermeleri istenecektir.

Günümüzde uygulanan Başkanlık Sistemi ile hangi durumda olduğumuz ve toplumsal mutluluğun yakalanamadığı gerçeği ortadadır. Bunun başlıca nedeni uygulanmakta olan sistemin bir bilimsel sistem olma özelliği taşımadığı, ABD’de uygulanan Başkanlık sistemi ile isim benzerliğinden başka ilgisinin olmadığı, sistemin kıvamı, kontrol ve denetim sistemlerinden yoksun olduğu ve tek adam rejimlerine kapılar açan ya da açacak olma korkusunun en azından ülke seçmenlerinin yarısında algılandığıdır.

Başkanlık Sistemine alternatif olarak, muhalefette bulunan partilerden altısı bir araya gelerek Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem adı altında bir demokrasi yönetim sisteminin tasarlanması konusunda anlaşmışlar ve bir mutabakat metni ile bunu kamuoyuna açıklamışlardır. Sosyal medyada bu mutabakat metninde hangi hüküm ve konular olduğunu sizlerle paylaştım… Bugün de kişisel düşünce ve önerilerimi sizlerle paylaşmak istedim.

Öncelikle Başkanlık Sisteminin karşısına mutlaka bir alternatif demokrasi yönetim sistemi veya sistemleri olmalı tezini savunanlardanım. Çünkü ülkemizde yaşanan ve yaşanmakta olan korkularımızdan ancak Başkanlık Sistemine alternatif olarak tasarlanmış demokrasi yönetim sistemleri ile kurtulabiliriz.

Önce mutabakat metninde söylenenlerden gördüklerim;
*Yeni bir sistemi öneriyoruz ve yeni bir sisteme geçiyoruz denilmektedir.
*Sistem ile reform önerilmektedir. Hukuki denetime tabi güçlü ve etkin bir siyaset ve iktidar perspektifinin benimsendiği söylenmektedir.
*Geçmişin dar kalıpları reddedilmekte, Cumhuriyet tecrübesini demokrasi ile taçlandırılması hedeflenmektedir. Bunun yeni bir başlangıç olduğu ve yeni bir inşa olduğu belirtilmektedir.
*Ülkede bir kriz yaşanmakta olduğu söylenmekte ve bu krizin Güçlendirilmiş Parlamenter sistem ile aşılabileceği belirtilmektedir.
*Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemin; özgürlükçü, çoğulcu, kuvvetler ayrılığının güçlü bir şekilde tesis edildiği, eşitlik, tarafsızlık, liyakat, hesap verilebilirlik, bağımsız, din ve vicdan özgürlüğü, basın özgürlüğü, kadın hakları, çocuk hakları ve çevre hakları, katılımcı, denge ve denetleme mekanizmaları, adalet, yönetimde istikrar, güçlü hükmet, bireysel temel haklar, sivil toplum güçlendirilmesi vb. güvencelerin tam olarak tesis edileceği söylenmektedir.

Bu genel açıklamalardan sonra güçlendirme ve demokratikleşme nasıl olacak konuları konu başlıklarına göre anlatılmaktadır. Önemli bulduklarımdan bazıları;

* TBMM seçimleri 5 yılda bir yapılacaktır. * Seçim Barajı %3’e düşürülecektir. * Siyasi partiler ve seçim mevzuatı yeniden düzenlenecektir. * En az %1 oy alan siyasi partilere hazine yardımı sağlanacaktır. * Yeni bir Meclis İç Tüzüğü hazırlanacaktır. * Torba kanun uygulamasına son verilecektir. * Cumhurbaşkanı’nın veto yetkisine son verilecektir. * Kesin hesap komisyonu kurulacak ve komisyon başkanı ana muhalefet partisinden olacaktır. * Cumhurbaşkanı görev süresi 7 yıl olarak düzenlenecektir. Bir dönem için seçilecektir. * Hükümetin kurulmasında basit çoğunluk, düşürülmesinde ise üye tam sayısının salt çoğunluğu esas alınacaktır. * Cumhurbaşkanı ya da Bakanlar Kurulunun tek başına OHAL ilan etme yetkisi olmayacaktır. * HSK kaldırılacak, Hakimler Kurulu ve Savcılar Kurulu oluşturulacaktır. * Cumhuriyet Başsavcılığına bağlı Adli kolluk Teşkilatı kurulacaktır. * Hukuk fakültelerinin sayısı azaltılacaktır. * Çoklu baro uygulamasına son verilecektir. * YSK Anayasa’da bir yüksek mahkeme olarak düzenlenecektir. * İnternet mevzuatı yeniden düzenlenecektir. * Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına ilişkin mevzuat yeniden düzenlenecektir.  * Çevre Mahkemeleri kurulacaktır. * Mülakat uygulamalarına son verilecek, yazılı sınav sonuçları esas alınacaktır. * Yerel yönetimlerde kayyum uygulamalarına son verilecektir. * YÖK kaldırılacaktır. * Siyasi Etik Kanunu hazırlanacaktır.

Şimdi de metinde söylenenlerle ilgili düşüncelerim;

* Önce Başkanlık Sisteminin karşısına alternatif olarak çıkmak olumludur. Çünkü uygulanmakta olan sistemden daha kötüsünün bir demokrasi yönetim sistemi olarak tasarlanabileceğini düşünemiyorum…

* Unutulmaması gereken husus seçimlerin uygulanmakta olan Başkanlık Sistemi hüküm ve kurallarına göre yapılacağı ve seçimleri kim kazanırsa kazansın belli bir müddet Başkanlık Sisteminin yürürlükte ve uygulanacağının bilinmesidir.

* Seçimlerden sonra Cumhur İttifakı Anayasa’da Başkanlık sistemi ile ilgili değişikliklere gidileceğini belirtmiş olduğundan, seçimleri hangi İttifak kazanırsa kazansın bir Anayasa ile ilgili sorun ile karşılaşılacağı unutulmamalıdır.

* Açıklanan mutabakat metni de seçimler eğer kazanılırsa devreye girecek ve söylenenlerin uygulanabilmesi için Anayasa’da yer alması gerekecektir. Açıklanan metinde bu husus nasıl çözümleneceği konusunda net bilgiler yoktur.

* Açıklanan metinde sistemin yeni olduğu ve reform önerisi olduğu belirtilmektedir. 2023 yılında Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlanacaktır. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana geçen sürede ülkemizin kurucusu Atatürk’ün Devrim Kanunlarının güncellenmediği veya devrimlerin tam hazmedilemediği ortadadır. Bu nedenledir ki demokrasi yönetim sistemimizde sorunlar çıkmış ve bugünleri yaşıyoruz.  Ana sistem ile alt sistemler arasındaki ilişki açıklanan metinde net ve açık değildir.

* Açıklanan sistemde yasama, yürütme ve yargı arasındaki ilişkiler ve koordinasyon konusunda demokrasinin kıvamı, denetim ve kontrol mekanizmaları ile denge unsuru açısından tam bir açıklık yoktur.

* Yeni bir sistem, yeni bir inşa denilmektedir. Yenilikler ve inşa etme olayında sistemin bütününde ve alt sistemlerinde yeni olma durumu her aşama ve süreçte gözükmemektedir. Aslında olması gereken eğer yeni bir sistem ve yeni bir inşa ise kuruluştan bu yana geçen yüzyıl sonunda sistemin yeni değil yepyeni olarak inşa edilmesi olması gerekir.   

* Demokrasilerde çok önemli olan yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları ile ilgili söylenenler neredeyse yok denilecek düzeydedir. Halbuki yerel yönetimler demokrasinin okuludur, beşiğidir. Yerel demokrasi ne kadar güçlendirilirse demokrasi yönetim sistemimiz ile toplumsal mutluluğu yakalamak daha da kolaylaşacaktır.

* Sivil toplum kuruluşlarının güçlendirilmesi de yerel yönetimler kadar önemlidir.

* Alt sistemlerde yer alan ve ülkemizde çok sorunlu konularda metinde açıklamalar yoktur. Mesela kentsel dönüşüm, deprem, halkın eğitimi, salgınlarla mücadele, eğitim ve öğretim, sanat, spor, gençlik, sağlık, tarım, turizm ve diğerleri… Bunun bir nedeni siyasi partilerin politika ve seçim taktikleri olabilir. Neden ne olursa olsun eksiklik eksikliktir ve nedene de saygı duyulmak gerekir. 

Özet olarak şunu söylemek gerekir: Demokrasi yönetim sistemi; katılmadır, katılımdır, paylaşmadır. Demokrasi yönetim sistemi kendi kendini yenileyebilen bir sistem olmalıdır.

Açıklanan Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem hakkında ne söylenirse söylensin Başkanlık Sisteminin karşısında bir alternatif yönetim sistemi olarak seçmenlerce iyi algılanmalı ve toplumsal mutluluğu yakalamada başarısız olan Başkanlık Sistemi karşısında desteklenmelidir.

Eğer açıklanan sistemden daha iyisi ve yepyeni olabileni olursa o desteklenmelidir.

Sistemin eksiklikleri varsa ki, var olduğunu söylüyorum, onlar için seçimler kazanıldıktan sonra Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında çağdaş paylaşımcı bir demokrasi yönetim sistemi için her yurttaş elini taşın altına koyarak toplumsal mutluluğu yakalayabilmek, demokrasinin yelkenlerini sonuna kadar açabilmek için bir zihniyet devrimi yolunda ilerlemeliyiz.

Son söz şudur; Cumhuriyet ve demokrasi yönetim sistemimizde yangın var. İlk öncelik bu yangının söndürülmesi olmalı ve bunun için de hangi ekip veya ittifak bu işi başaracaksa onun yanında hiçbir olumsuz düşünceye saplanmadan, ortak akıl gereği yer alınmalı ve desteklenmelidir.

Yangın söndürüldükten sonra da ortaya çıkan enkazın küllerinin üstüne Cumhuriyetimizin yüzüncü yılına yakışır, çağdaş, yepyeni, paylaşımcı ve kendi kendini yenileyebilen, doğrudan demokrasinin felsefesi, ruhu, demokrasinin gereksinimleri, araçları ve kurumları ile devletimizin kurucusu Atatürk’ün düşünce sisteminin ışığında Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin kurucu değerler üzerinden güncellenmesi inşasına aynen yangının söndürülmesindeki ruh ve heyecan ile çalışmalara başlanmalıdır. 

Selam olsun demokrasi için yola koyulanlara…

Bahtiyar Çetinbaş- İnşaat Mühendisi ve Kentsel Dönüşüm Uzmanı

 

Dinlemek için tıklayın

 

Yararlanılan Kaynak:
Altı siyasi parti tarafından imzalan Mutabakat Metni