Türkiye’nin Hafızası  (1914-2002)


Türkiye’nin NATO’ya alınmasının ardında yatan gerçek, coğrafî konumunda gizlidir. Anadolu; Kafkasların, Balkanların, Ortadoğu’nun kilididir. Montrö Boğazlar Sözleşmesi ise boğazlardaki Türk/Atatürk kilididir. Türkiye topraklarına sahip olan, dünyaya hükmeder. 

Önceleri Büyük Britanya İmparatorluğu yani İngiltere’nin, çağımızda da Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) “Türkleri Avrupa’dan atma” planlarının; içinde bulunduğu çağı yakalayamayan, sanayi devrimini tamamlayamayan, ekonomisi dibe vurmuş bir Osmanlı İmparatorluğu’nun kolayca yıkılarak tarih sahnesinden çekilmesine neden olduğu bir gerçektir. Ancak bir Mustafa Kemal çıkmış, büyük emperyalist planı; önce Çanakkale’de sekteye uğratmış, Türk İstiklâl Savaşı ve ardından Lozan Antlaşması ile de tarihin çöplüğüne atmıştır. 

Osmanlı’nın külleri üzerinde doğan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde ilk on beş yılda yani kurucu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün döneminde sağlıktan ekonomiye, eğitimden tarıma her alanda müthiş devrimler gerçekleştirilmiş; dev fabrikalar ve eğitim kurumları bu dönemde kurulmuştur.

Ne yazık ki Atatürk, devrimlerini tamamlayamadan bu dünyadan ayrılmıştır. Devrimleri tamamlamak ve korumak sonraki iktidarlar için temel mesele olmamıştır. Karşı devrim sürekli güç kazanmıştır.

Emperyalist ülkelerin Türkiye üzerindeki “böl, parçala ve yönet” stratejisi hep var olmuştur. İçeriden devşirdikleri iş birlikçileri ile Türkiye’yi karıştırmayı, kardeşi kardeşe kırdırmayı sürdürmüşlerdir.

Bir suçlu aramadan önce geçmişe gidip bugünlere nasıl geldiğimizi ve günümüz iktidarının yollarının nasıl açıldığını bilmemiz gerekiyor. Biz de bu iki kitabımızla, 1914-2002 yılları arasında Türkiye’de yaşananları kronolojik bir çerçeve içinde vererek, hafızaların tazelenmesine katkıda bulunmak istedik.

Geçmiş bilinmeden bugünler anlaşılamaz ve gelecek inşa edilemez. Hırsız içerideyse kapıları içeriden kilitlemenin bir anlamı yoktur.  Dünün İngiliz sicimiyle, bugünün Amerikan bezi dokunmakta, Amerikan beziyle dokunan çuval ise başımıza geçirilmeye çalışılmaktadır. Büyük planı bozmak Türk Milleti’nin elindedir.

Ne demişti Mustafa Kemal Atatürk;

“Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır!”

Tülay Hergünlü – SMMM