Değişen uluslararası ticaret, dönüşen yeryüzü ve ötesi
Sevgili Okuyucu,
26 Ocak tarihi her yıl “Dünya Gümrük Günü” olarak kutlanmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomisi açısından da çok önemli olan bugünün konusu, ülkemizin gerileyen uluslararası ticaret çalışmalarında kendisini toparlaması ve toplumumuza refah ve aydınlık getirecek çabalarına yeni bir boyut kazandırması gerekliliğidir.
Kısaca Türkiye Cumhuriyeti’nin Avrupa Birliği (AB) ile olan 1995 yılı tarihli Gümrük Birliği Antlaşması’nı hızla güncelleyerek; AB’nin diğer ülkelerle yürüttüğü ve imzaladığı (STA) Serbest Ticaret Antlaşmalarında da sadece pazar değil, taraf olarak söz ve karar hakkı elde etmesi gerekmektedir. (*)
Ülkemiz, henüz ekonomileri gelişmiş veya yükselen birçok ülke ile müzakere etmediği veya imzalamadığı STA’ları ise hızla yaşama geçirip var olanlarını da gerektiğinde yenileyerek, parçası olduğu uluslararası siyasî, ekonomik ve malî kuruluşlar nezdinde karşılıklı hak ve yükümlülüklerini güncellemeyi gerçekleştirmelidir.
Zor bir dönemden geçen ve yasal düzenlemeler küresel gereksinimi karşılamadığı için, yurt içi ve dışındaki ulusal & uluslararası kanun, antlaşma ve kurumlar gittikçe yetersiz kalmaktadır. Bu durum dünya ekonomisinin sağlıklı işleyişini engellemekte, var olan ve olması gereken geleneksel, özgün ve yenilikçi ürün ve hizmet pazarları da hızla çağdaş koşullara uyumlanarak gelişememektedir.
Ülkemizdeki sağlam altyapı ve insan kaynağı verimli ve planlı bir şekilde ele alınıp işlenirse, ulusal sorumluluk ile küresel gidişata sağlık ve başarı getiren çözüm katkılarımız gerçekleştirilebilecektir. İlgili iç ve dış kuruluşlar da eşgüdüm ve işbirliklerini adil koşullara bağlayarak, dünyaya nefes olacak katma değer üretim döngülerinin akıl, bilim ve hakkaniyet çerçevesinde ulusların tabanlarına yayılmasına hizmet edebilecektir.
Türkiye Cumhuriyeti yüz yılı aşkın zamandır kaynaklarını ve varlıklarını akıl ve bilim çerçevesinde, nitelikli insan kaynağı ve deneyimli pazar oyuncuları desteğinde işlemeye çabalayarak 21. yüzyıla hazırlanmaya çalışmıştır.
Küresel ekonomiye ek olarak; “uzay ekonomisi,” “okyanus ekonomisi” ve “veri ekonomisi” de yapılanma ve ekosistem gelişimleri ile kalkınmış ülkelerce kamuoyu ile az paylaşım, ancak yoğun stratejik planlama ve uygulamaları ile sakince yürütülerek yaşama geçirilmektedir. Örnek olarak “okyanus ekonomisi” nin 2022’deki ürün ve hizmet ihracatı (dışsatımı) 2 trilyon ABD Dolarıdır.(**)
Tek bir şirket bile ayda birkaç, yılda yüzü aşkın sayıda uzay seferini %90 daha az maliyetle proje görevi olarak dünya yörüngesinde gerçekleştirirken, tek bir kuruluş okyanusun kilometrelerce derinliğinde keşif, tarım ve madencilik veya araştırma & geliştirme yapar hale gelmiştir. (* * *)
Yakın zamanda uzayda kolayca inşaat, sanayi, madencilik ile turizm vb. gibi iş alanları yaşama geçirilecek veya olan daha da geliştirilecektir. Geniş çaplı araştırma ve geliştirme çalışmaları da navigasyon (seyir&sefer) haritalarının dahi uzun yıllar önce çıkarılmış olduğu bir çok uydu ve gezegenler ile yörüngelerinde yoğun olarak yapılacaktır.
“Veri ekonomisi” nin temelleri olan veri işleyen ve enerji üreten yapay zekâ ile yeni teknoloji ve üretim sahalarının veri merkezleri yüzlerce kilometre yükseklikte, uzayda da işletilecektir. Çünkü üretim verimliliği oralarda çok daha yüksektir.
Uzaydaki örnekleri, yeryüzündeki yapay zekâ ve dijital teknolojilerin kaynağı veri merkezi tesisleri gibi gücün %40’ını sadece tesisin soğutma gücüne harcamayıp 7/24 enerjiyi depolanmadan kullanılabilecek, sıfır soğutma ve pil ile mülk maliyetleri de içermeden, zamanla kurulum ve bakımlar daha hesaplı ve hızlı olacaktır. On yıl içinde gezegenimizdeki yapay zekâ bilgi işlem hacminin %10 ila 20’si dünya yörüngesinde gerçekleştirilecektir(* * * *)
Geleneksel olan küresel tarım, bilim, sanayi, eğitim, fiziksel dağıtım (lojistik), alışveriş (ticaret) kaynak, araç ve yöntemlerinin hızla dönüşmekte olduğu zamanımızda, dönüşen jeopolitik ve jeostratejik koşulların yansımaları gündemi adeta sallayarak toplumları şaşırtmaktadır.
Siyasetçi ve algı yöneticileri de toplumların bireyleri olarak aynı bocalama sürecinden geçmekte, doğru ve yanlışın yerini gri olguların aldığı gidişatta, insanî zayıflık ve yetenekler birbirine karışarak iç dünyaları çatıştırırken dışta hayatta kalma mücadeleleri öne çıkmaktadır.
Kişisel, kurumsal ekonomik ve ticarî kaygı ve öngörülemezlikler ise insanlar dahil varlık ve kaynakların güvenli bilinen limanlara akmasına neden olmaktadır.
Bu durumda bireyler ile yerel ekonomi ve ticaret kuruluşlarından daha büyük varlıklar olan ulusların ve uluslararası kuruluşların öncelik alması gerekmektedir. Akıl ve bilim aracılığı ile “adalet ve barış odaklı” olarak çağa uyarlanan yasa ve kurumsal sistem tasarımları; empati, özgecilik, hakkaniyet gibi evrensel değerler üzerinden iletişim, ilişki ve etkileşimini önceleyip sağlamak durumundadır.
Toplumlara;
- olumlu bakış,
- adil yaşam ve birliktelik ekini (kültürü),
- iş ve düşünce yapısında bilimsel yaklaşım,
- bireyin sevdiği alanlarda da emek vermesini ve akılcılık,
- evrensel değerler ekseninde kurumsallaşma, eğitim ve altyapı
sağlayacak liyakat sahipleri ile karar vericiler ulusal ve uluslararası barış ve birlikteliğin anahtarlarıdır. Sevgi, saygı, iyilik, doğruluk, barış ve mutluluğun baş tacı edilerek dostluklarla pekiştiği bir yaşam amaç olmalı değil midir?
Yazımızı birkaç gün önce tamamlanan Dünya Ekonomi Forumu’ndaki kapanış konuşmasında, Forum Başkanı Fink’in Elon Musk’tan yaptığı alıntı ile tamamlayalım:
“İyimser biri olup yanılmak, karamsar biri olup haklı olmaktan daha iyidir.” (* * * * *)
Esin vermesi dileği ve saygılarımızla.
Cengiz Gökdeniz
Yararlanılan kaynaklar:
(*) https://www.ekonomim.com/ekonomi/turkiye-ile-ab-arasinda-sta-ucurumu-aciliyor-haberi-871236
(**) https://x.com/unctad_oceaneco/status/1836381966486188271?s=46&t=ed6UnTPfoKTjMl88Oe146A
(* * *) https://x.com/stats_feed/status/2014749401432924615?s=46&t=ed6UnTPfoKTjMl88Oe146A
(* * * *) https://x.com/marionawfal/status/1999115383157239970?s=12&t=ed6UnTPfoKTjMl88Oe146A
(* * * * * ) Larry Fink, CEO of BlackRock, closes the World Economic Forum at Davos 2026 with a powerful quote from Elon Musk: “It’s better to be an optimist and wrong, than be a pessimist who’s right”
https://x.com/xfreeze/status/2015214246364336331?s=46&t=ed6UnTPfoKTjMl88Oe146A
