Son günlerin üç olayı…


Son on günde, tarihsel derin izler taşıyan üç olayla karşılaştık.

Bunlar; İran’ın başörtüsü direnişi, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun yaşam tarzına ilişkin kanun teklifi ve de Alevilere reva görülen aymazlık.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Mustafa Kemal Atatürk ve yoldaşları ile kuruluşunun üç önemli ve asal unsuru vardır:

Vatandaş olma, kimsesizlerin kimsesi olma ve de laik devlet düzeni.

Bu üç unsurdan laik devlet düzeni kapsamında, yazımın başındaki üç olayı beraber inceleyelim.

Laiklik, tarihsel gelişimi içinde özellikle Kilise’nin yüzyıllar süren dinsel yaşamı zorlama ve kısıtlamalarına karşı seküler ve sivil bir özgürlük düzeni sağladı.

İnsanlığın buna ulaşması 18. yüzyılda başladı ve bizde de Atatürk’ün deha ve cesareti ile 1930’lu yıllarda oluştu. Bunun sonucu inanç özgürlüğü, hukuk düzenimizin temeli oldu ve yüz yıllık Cumhuriyet’in ayakta kalmasının en önemli gücü ve bu nedenle dinci çevreler bunu yok etmeye çalışıyorlar.

Sn. Kılıçdaroğlu’nun, yaşam tarzının her yönüyle özgür kalmasını esas alan kanun teklifinin hukuksal dayanağı laik düzenimizdir. Yaşam tarzına karışılmaması ve saygı duyulması eğer yüzyıldır gelen giden politika yapıcılarla, STK’larla içselleştirilip laik hukuk korunsa idi ne başörtüsü ne de tesettüre zorlama insanlık karşıtlığı boyut kazanmazdı.

Bunu gören Kılıçdaroğlu bir kanun teklifi ile aslında mevcuda tekrar ışık tuttu. Aslında Cumhuriyet’e tasallut edenler, dini istismarla toplumu hem yordular hem de aşırı sekülerlere de yanlış uygulamalar yaptırdılar.

İran bir tarihsel deneyim yaşıyor. Bizim gibi bir cumhuriyet ve demokrasi deneyimini yeterli yaşayamadıklarından temelde “laik devlet düzeni” ne geçmek istiyorlar. Zor ama insan isterse her şeyi yapma gücüne sahip.

Alevilik; özgür ruh ve aklı taşıyanların, kısıtlama ve kuralları kabul etmemeleri ve biata direnmeleriyle oluşturulan bir inanç ve ahlak sistemidir.

Bunun tarihsel gelişimini buradan anlatmak yazının amacını aşar.

Alevilik, her insan toplumu gibi kendi inanç sistemini, huzurlu ve birbirine saygılı bir yaşam sürdürebilmek üzere zenginleştirmiştir.

Tarihsel süreç bu farklılığa çok kısa sürelerde imkân tanımış ama genelde baskı ve ıstırap olmuştur.

Cumhuriyet de Alevi yaşamına parmak ucu ile temas etmiştir.

Halbuki laik devlet düzenimiz buna tam anlamıyla yaşam desteği veriyor. Ne yazık ki aynı politik güçler, STK’lar bu konuda da hukuka yaslanmak yerine ikbal çabaları göstermişlerdir.

Alevi yaşam tarzı her yaşam tarzı gibi saygındır, artık mevcut hukuk düzenimizi çalıştırma zamanı gelmedi mi ???

Bir ömür kısadır, başkalarının bedenini basamak yaparak huzur, neşe ve mutluluk beklemek ahmaklıktır ve sürdürülebilir değildir.

Umarım değişecek iktidar bu gereksiz atmosfere son verir.

Sevgi ile kalın.

Cenap Murtezaoğlu – İşletmeci

 

Dinlemek için tıklayın


One thought on “Son günlerin üç olayı…

  • 12 Ekim 2022 tarihinde, saat 10:43
    Permalink

    Tebrikler…

Yorumlar kapatıldı.