Prof. Dr. Asım Orhan Barut; dünyaca ünlü fizikçimiz


“Teorik fizik bence sırat köprüsü gibi. Maxwell’in sözüyle teorik fizikçilerin, kendilerini, ortaya çıkan matematik problemlerinin inceliklerinde kaybetmeleri ya da hoşlarına giden fenomenolojide ısrar etmeleri çok kolay. İkisinin ortasını bulmak basit… fakat aşikâr olmayan, elle kolay kolay tutulamayan mefhumları, bağlantıları görmek zor. Doğa böyle prensiplerle çalışıyor. Pek küçükken geceleri sırat köprüsü üzerinde düşünür, korkudan titrerdim.”

Prof. Dr. Asım Barut, 1926 yılında Malatya’da doğar. Çiftçilikle uğraşan ailesi Mustafa Asım ismindeki bir âlimin hatırası için çocuklarının ismini Asım olarak koyar. Barut, ilkokulda özellikle tarih, edebiyat ve tiyatro gibi dersleri sever.

Asım Barut ve Ailesi

Ortaokulun ikinci sınıfında matematiğe ve fiziğe ilgi duymaya başlar. Lisedeki öğretmenleri Avrupa’da öğrenim görmüş, son derece bilgili kişilerdi. Asım Barut, Malatya Lisesi’nden art arda iftihar listesine geçerek mezun olur. Fizik ve matematiğe ilgi duymasına rağmen mühendislik okumak için İstanbul Teknik Üniversitesi’ne girer. Yine üniversiteye başladığı 1943 senesinde, ayrı bir sınava girerek ikinci sınıftan yatılı olarak okumaya başlar. 1944 yılında devlet bursu kazanarak elektrik mühendisliği öğrenimi için İsviçre’ye gider. Almanca’yı kısa sürede öğrenir ve Zürih, ETH’da (Eidgenössische Technische Hochschule) derslere başlar. O dönemlerde ETH’da Nobel ödüllü Pauli gibi birçok ünlü bilim adamı vardı. 1948 yılında deneysel diploma çalışmasını bitirir ve deneysel fizik enstitüsünde doktoraya başlar. Doktorasını 1952’de elektron emisyonu ile ilgili bir konuda tamamlar. 1953 yılında kazandığı Rockefeller bursu ile Chicago Üniversitesi’ne gider ve burada saf matematik ve fizik öğrenir. Bu burs Asım Barut’un teorik fiziğe geçiş yapmasını sağlar.

1953-54 yılları arasında ünlü fizikçi Enrico Fermi’den kuantum mekaniği dersi alır. Daha sonraları kuantum elektrodinamiğini yeniden formüle ederek, bir kuantum mekaniği oluşturmaya çalışır.

İlk öğretim üyeliğini Oregon eyaletindeki Reed College’de yapar. Ertesi yıl Montreal Üniversitesi’ne, daha sonra Syracuse Üniversitesi’ne geçer. Temel parçacıklar ve yüksek enerji fiziği dalında olan çalışmaların hız kazandığı 1950’lerin sonunda, Asım Barut da “octet simetrileri” üzerinde çalışmaya başlar. 1961-62 yıllarında ise Berkeley’in Lawrance Radiation Laboratuarı’nda çalışır. Kendi deyimiyle bu laboratuvar hayatının en iyi çalışma, danışma ve tartışma ortamıdır. 1962’de Colorado Üniversitesi’ne teorik fizik profesörü olarak atanır. Bu esnada Türkiye’den gelen yüksek lisans ve doktora öğrencilerine desteklerine de devam ettirir.

Asım Barut’un enerji spektrumları veren grup temsilleri anlamına gelen Dinamik Grup Teorisi’nin oluşturulmasında yeri büyüktür. “Kompakt Olmayan Gruplar” adlı kitabı ise klasikler arasına girmiştir. Ayrıca 1964 yılında yayınladığı “Elektrodinamik, Klasik Alanlar ve Parçacıklar” konulu kitabı da çok ünlü bir eserdir. Bilime olan katkıları nedeniyle 1982’de TÜBİTAK Bilim Ödülü alır.

Bilimsel yönü kadar edebiyata ve sanata olan düşkünlüğüyle de bilinen Asım Barut, ayrıca iyi bir dağcı ve yüzücüydü. 1980’lerde İstanbul Boğazı’nı yüzerek geçer. Bilinen en büyük özelliği ise alçakgönüllülüğüdür.

Değerli bilim adamımız Asım Barut Aralık 1994’te ülkesinden çok uzakta, Colorado’da beklenmedik bir zamanda aramızdan ayrılmıştır.

Doç. Dr. Özden Aslan Çataltepe

 

Kaynaklar:
Fizikte Çığır Açan Büyük Kaybımız Asım Orhan Barut, Bilim ve Teknik, Şubat 1995, syf 54-63
http://www.fizikciler.info/AOB/AOB.html
Gediz Akdeniz, “Triesteli  Profesör  Asım  Barut”, Bilim ve Ütopya Dergisi, sayı 45,1998; sayı 137 (2005) syf 17-18