Vatandaş Okuması

Bilgi ile büyüyelim, akıl ile yükselelim, beynimizi özgür kılalım!

Kalem Kardeşliği

Kitle iletişim araçlarının zamanla değişen insan ilişkileri üzerine etkisi


Günümüzde en hızlı değişen kavramlardan biri de insan ilişkileri. Değişmeyen tek şey değişimin kendisi olmakla birlikte bu durum geçmişe kıyasla günümüzde çok daha hızlı bir sürece girmiş durumda.

Kitle iletişim araçlarının özellikle de internetin yaygınlaşması ile birlikte günlük yaşamımız her ne kadar kolaylaşmış olsa da bu durumun avantajları olduğu kadar dezavantajları da mevcut. Günlük yaşamımızı etkileyen kitle iletişim araçlarından örneğin televizyon, ailelerin bir araya gelmesinde ve özellikle çocukların birbiriyle tanışıp yeni arkadaşlar edinmesinde X ve nispeten Y kuşağı için bir nevi buluşma yeriydi ama günümüzde Z kuşağı açısından bu durum geçerliliğini yitirmiş ve televizyon, işlevini fazlasıyla yitirmiş sıradan bir elektronik araca dönüşmüş durumda.

Televizyonun yerini alan internet ise 2000’li yılların başında gerçek kimliklerin gizlendiği ve sınırlı işleve sahip sosyal medya uygulamalarıyla X ve Y kuşağına internet üzerinden yeni insanlarla tanışması için olanaklar sağlarken hem yeni bir eğlence aracı olmuştu hem de değişmekte olan insan ilişkilerine o zamana kadar alışık olunmamış yeni bir boyut kazandırıyordu.

Daha sonra, gerçek kimliklerin açıktan ortaya konulduğu sosyal medya uygulamalarının hayatımıza girmesiyle birlikte X ve Y kuşağının yaşadığı geçiş süreci, Z kuşağının da içine doğduğu bu tür uygulamalar, insan ilişkilerine çok farklı bir boyut kazandırdı. Bu sürecin başlangıcı, günümüz ve uzun bir süre de gelecekteki insan ilişkileri açısından gerçek hayattan öte sanal dünyada daha çok yaşanmaya devam edeceğinden hiç kuşkumuz yoktur çünkü günümüzde bir insanı, gerçek hayattan çok sosyal medyada daha iyi tanıyoruz. Bu durumun yaşanmasındaki önemli nedenler arasında sosyal medyanın insanlara yeni alan açması, ruh halini yansıtacak paylaşımlar sunması, duygusal ilişki kurmak için diğer insanların profillerini karşısına çıkarması ve buna benzer imkânlar sağlaması sayılabilir. Bu durumun pozitif etkileri olmasının yanı sıra insan ilişkilerine negatif etkileri ise öncelikle aşırı bağımlılık yapması, daha sonra beğeni aldığı kadar bireyleri mutlu edip egolarını tatmin etmesi, gerek bireylerin sosyal çevresinde gerekse sosyal medya üzerinden tanıştığı kişiler üzerinde daimi olarak kabul görme isteğini pekiştirmesini sayabiliriz.

İnternetin sadece insan ilişkileri değil aynı zamanda diğer konularla ilgili faydalanıp zararlardan kaynaklı durumlardan uzak durmak gerektiği klasik söylemini bu yazı aracılığıyla da yararlı görmekteyiz.

Kitle iletişim araçlarından bağımsız olarak insan ilişkilerini bireylerin sadece gerçek hayattaki ikili ilişkileri bağlamında ele alırsak özellikle çocuklukta başlayan ve olgun yaşlara kadar devam eden arkadaşlıklarda görülen değişim bu durumu daha iyi anlamamızı sağlamaktadır.

Her insanın çocuklukta okul hayatı ile başlayan arkadaşlık süreci, bireylerin ileriki yaşlarda özellikle eğitim ve iş hayatına bağlı olarak değişmesi ve her birinin farklı sosyal sınıflara ayrılmasıyla birlikte arkadaş ilişkileri nispeten sürdürülse de çoğu zaman sınırlı kalmakta veya sonlanmaktadır. Ayrıca bireyin yaşanmışlıkları, zamanla değişen ruh hali, sosyal çevresindeki değişim, maddi konular temelinde karşılaştığı durumların meydana getirdiği değişimin insan ilişkilerine etkisi ise yadsınamaz bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. Yani kitle iletişim araçlarını bu ve benzeri durumların yaşanmasının tek sorumlusu olarak görmek hatalı bir yaklaşım biçimidir.

Önceki satırlarda sözünü ettiğimiz insan ilişkilerinin dünü, bugünü ve muhtemel geleceği ile ilgili görüşlerimizin sadece ülkemiz özelinde değil aynı zamanda küresel ölçekte de benzeri durumda olduğunu hem gerçek hayatta hem de sanal ortamda gerek ikili ilişkilerimizden gerekse şahsi yaşanmışlıklarımızdan ve gözlemlerimizden elde ettiğimiz sonuçlar bağlamında bu kanıya varmaktayız.

Son söz olarak, kendi yaşamımıza bile sınırlı ölçüde müdahale edebildiğimiz gerçeğinden ve insan ilişkilerinin günümüzdeki durumunu önceki satırlarda değindiğimiz mevcut halinden hareketle değerlendirmemiz gerektiği düşüncesi içerisindeyiz.

 

Sinan Çakan

 

 

 

Not: X kuşağı 1965-1979, Y kuşağı 1980-1999, Z kuşağı 2000-2020 arası yılları kapsamaktadır.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir