Işık sanatının dehaları


Bir şeyi ifade ediyor, bir anlam taşıyor ya da bir şeye işaret ediyor. Ama neye? Anlatmak istediği nedir? Belki de sadece neon tüplerle oluşturulmuş, renkleri ve ihtişamıyla sadece kendi varlığını gösteriyordur…

Başlangıçta Dan Flavin’ın uğraşı çizim ve tablo üzerineydi. 1960’lı yıllara gelindiğinde Flavin elektrikli ışıklar fikrine yöneldi. Işıklı konstrüksiyonlardan oluşan düzenlemeleri; endüstriyel bir üretim malzemesi olan floresan ampuller ve bunların armatürleri kullanılarak yarattığı heykelleriyle tanınan Amerikalı sanatçı Dan Flavin. Doğrudan tüm mekânı sarmalayan, orada kendine özgü bir atmosfer yaratan çalışmalarıyla minimalist olarak nitelendirilir.

Çeşitli renklerdeki lambalarını, karartılmış yüzeylerin köşelerine yerleştirerek ya da duvar boyunca diziler oluşturacak şekilde kullanır. Çalışmalarının kendine özgü bir atmosfere sevk eden etkisi de böylece kendiliğinden gelir. Flavin, bu düşündürücü atmosferlere yönelten yapıları özellikle amaçladığını belirtmektedir.

Kendine özgü tarzı, çalışmalarının neredeyse her zaman isimsiz fakat muhakkak birisine atfedilmiş olması, kurduğu mistik ışıklı kurgu ile kendini çağdaşlarından farklı bir konuma taşır ve ampulleri böyle yaşamaya başlar.

1960’ların başlarında oluşturduğu “ikon” ları ile kendini göstermeye başlayan sanatçı; ışıkların ahşap, formika veya masonit gibi çeşitli malzemelerden yapılmış tek renkli kutularda sergilendiği ikonlar yapar.

Flavin, bu çalışmaları; hiyerarşik bir düzenle, ışığı bir malzeme olarak öne çıkarmayı amaçlar. 1963 yılında Flavin kendi imzasını taşıyacak olan floresan tüpleriyle çalışmaya başlar. Işık heykellerini ilk kez 1964 yılında sergiler. Bunlar; akkor ve floresan ışıklarla aydınlatılan kutu yapılardan oluşur.

Renkli, renksiz, yatay, dikey, duvara sabitlenmiş, uzunlamasına yere yatırılmış, tavana asılmış, birden çok lambayla ışığı yaratmak. Amacı; herhangi bir sembolizm ya da gizli anlam atfetmeden, bir göndermede bulunmadan ve başka yönlere kaymadan, doğrudan izleyenle arasında kurduğu ışıklı bir bağdır.

Flavin eserlerinin renklerini; kırmızı, mavi, yeşil, pembe, sarı, ultraviyole ve beyaz ile sınırlandırmıştı. 1970’lerde ve 80’lerde Flavin, özellikle “çizgili koridorları” ve köşe enstalasyonları gibi daha karmaşık floresan tasarımları oluşturmaya başlamıştır. “Köşe”, “bariyer” ve “koridor” kelimelerini kullanmayı tercih etmiştir. Sebebi, gözlem, duygu ve düşünceyi özetleyen bir zihinsel imge oluşturmaktır. Dan Flavin’in çalışmaları Los Angeles’taki MOCA’da, Kanada Ulusal Galerisi’nde, New York’taki Guggenheim’da sergilendi.

Bir ışık sanatçısı düşünün, düşünün ki sanatına konu olarak ışığı seçmiş veya ışığı temsil etmek, ışığı hafızalarımıza kaydetmek istemiş. Sanatı; ışığın ta kendisi, ışığın dünyadaki vazgeçilmez varlığı haline getirmiş.

***

Yasemen Çavuşoğlu

 

Dinlemek için tıklayın

 

Metnin tamamı için:
https://www.arttv.com.tr/yazi/sk-sanatnn-dehalar-yazan-yasemen-cavusoglu