İki önemli mesele…


Ülkenin iki önemli meselesi var.

Birincisi; toplumsal mutluluğu sağlayamayan bir yönetim sistemi olan ve uygulanmakta devam eden Başkanlık Sistemi… Bu sistem ile ülkenin geldiği durum ortada. Gören göz ve doğayı, çevreyi okuyanlar bu sistem ile neler oluyor, işin farkındalar.

İkincisi; ülkede yeni değil yaşanılan tecrübelerden de yararlanılarak yepyeni bir demokrasi yönetim sistemini tasarlamak ve inşa etmek…

Ülkemizde yönetim biçimi olan demokrasi kültürünün tam olarak yerleştiğini söylemek zordur. Zordur çünkü Mustafa Kemal Atatürk’ ün çok istediği, Meclis’te çok partili bir sistem maalesef kendi sağlığında gerçekleşememiş ancak ölümünden sonra çok partili sisteme, meclis/parlamenter sistemine geçilmiştir. Geçilen sistem Atatürk’ün düşüncesinde olan ve âşık olduğu sistem midir, sorusunun cevabı irdelenmelidir.

Eğer Atatürk’ün sağlığında çok partili sisteme geçilebilseydi acaba bugün yaşadığımız demokrasi sorunları yaşanır mıydı, hep merak etmişimdir. 

Bence seçmenler olarak ülkenin demokrasi yönetim biçiminin, sisteminin nasıl olması gerektiğini ve Mustafa Kemal Atatürk’ün nasıl bir “çok partili meclis/parlamenter sistem” istediği sorusunu sormalı, bu soruya çözümler üretmeli ve düşünmeliyiz.

Ortak aklı nasıl kullanabiliriz?

Atatürk’ün “gençliğimden beri aşık ve taraftar olduğum” dediği çok partili bir meclis sistemi ile değil Başkanlık Sistemi ile yönetiliyoruz. Günümüz demokrasi yönetim sistemimizde durum ortada… Toplumsal mutluluk bir türlü sağlanamıyor.

Sağlanamadığı gibi demokrasi rafa kaldırılmış ve sırada Cumhuriyet var algısı neredeyse seçmenlerin yarısında oluşmuş bir algı durumundadır. Nereye gidiyoruz endişeleri hep beraber yaşanmaktadır.

Yaşanılan bu durumdan kurtulmak ve yepyeni yönetim sistemini inşa etmek ülke seçmenlerinin elinde. Seçmenler buna seçim sürecinde karar verecekler. Ya arızalı yolda yürümeye devam ya da düzgün yolda yürümeye devam…

Düzgün yolda yürümeye devam kararında olan seçmenlere yol gösteren veya gösterecek lider var mı? Var tabii… Başta ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk.

Atatürk ne yaptı? Ne yapmıştı?

Seçmen olarak bilirsek karşılaştığımız sorunları çözmede, öneriler geliştirmekte zorlanmayız.

Mustafa Kemal Atatürk önce ülkeyi düşman işgalinden kurtardı. Sonra kurtarılan topraklar üzerinde Cumhuriyet’i yani ülke yönetme biçimi ve gücünü, sonra da demokrasi yönetim biçimini ülkede inşa etmeye başladı.

Bunu nasıl başardı?

Yaptığı ilk iş yönetme gücü ve biçiminin ne olacağı, yönetim biçiminin ne olması gerektiği konusunu ilk baştan söylemesi ve uygulamasıydı. Yönetme gücünü nereden alacağı, egemenliğin kimde olacağı sorusunun cevabı olarak Nisan 1920’de Millet Meclisi’ni kurdu ve ülkenin düşman işgalinden kurtarılması çalışmalarına Meclis ile başladı.

Ülke yönetim biçimi olarak Mustafa Kemal Atatürk demokrasi kültürü demiş ve daha Cumhuriyet kurulmadan 1920’de Meclis’i kurarak demokrasi ile yönetim biçimini göstermiş; önce Meclis demiştir.

Mesele Atatürk’ü anlamak, ne yaptığını algılamak sorunudur. Ellerimizi taşın altına sokma meselesidir. Seçmen, eğer ülke yönetiminde sorunlar varsa mutlaka bu sorunlarla ilgilenmeli, kayıtsız kalmamalıdır. Düşünce ve önerilerini hiçbir şeyden korkmadan söylemeli, haykırmalı, yazmalı, aklını şeytana kiraya vermeden ortak aklı kullanarak ifade etmelidir.

Cumhuriyet bizlere, seçmenlere bir emanettir. Bu emaneti gelecek kuşaklara tertemiz bir şekilde devretmek seçmenin, vatandaşların görevi olmalıdır.

Ne demiş Konfüçyüs; “Ya bir yol bul ya bir yol aç ya da yoldan çekil.”

Mesele arızalı, bozuk yolu terk edip yepyeni, düzgün yolda yola devam etmektir.

Bu bir zihniyet devrimi meselesidir…

Bahtiyar Çetinbaş – İnşaat Mühendisi ve Kentsel Dönüşüm Uzmanı

Yararlanılan Kaynaklar:
Nutuk, Devlet Kitapları, Milli Eğitim Basımevi, 1982, Cilt 1-2-3
Bahtiyar Çetinbaş; Yepyeni Paylaşımcı Meclis Sistemi, Sokak Yayın Grubu, İstanbul.2022 —  Mini Demokrasi Yazıları, Sokak Kitapları Yayınları, İstanbul.2018 —  Çağdaş Paylaşımcı Demokrasi Modeli, Sokak Kitapları Yayınları, İstanbul.2017