Vatandaş Okuması

Bilgi ile büyüyelim, akıl ile yükselelim, beynimizi özgür kılalım!

Kalem Kardeşliği

Biz ne zaman güleceğiz?


Mevcut rant sistemi üzerine kurulu Başkanlık sistemi yerine ülkemizin kurucusu Atatürk‘ün ilkeleri doğrultusunda paylaşımcı ve şeffaflık ilkeleri ile donatılmış Yepyeni Paylaşımcı Meclis Sistemine geçemediğimiz sürece ülke insanlarına gülmek olmayacak gibi gözüküyor…

Deprem dahil başta korana salgını olmak üzere, ülke insanlarını saran korkular ile kaplanmış bir yaşamda kim hangi korkudan daha çok etkileniyor ise suçu onun üzerine atmak kolay ve çabuk anlaşılabilir bir durum gibi gözüküyor.

Son yaşanan Ege İzmir ve Kahramanmaraş ve çevresi iller depreminde suçu depremin üzerine yıkmak kolay bir yol. Deprem bir doğa olayı ve kendince kendisine yüklenmiş olan bir görevi yapıyor. İnsanoğlu depremin varlığından haberdar ve deprem gerçeğini biliyor. Gerçeği biliyor da neden bunu bilmesine rağmen, korunma yollarını da bilmesine rağmen tedbirlerini almıyor, alamıyor? Deprem ona zaman zaman nerede olacağını da söylüyor. Söylemediği tek şey ne zaman olacağı konusu. O zaman depremin suçu, ne zaman olacağını söylememesi olabilir mi?

Deprem korkusuyla baş edemeyen insan diğer korkularını yenmekte de zorlanıyor. Zorlanıyor çünkü aklı, bilgiyi, fen ve bilimi dışlayarak, ortak aklı kullanmayarak ve hatta aklını şeytana kiraya vererek kolay yolu seçerek değer üretmekten kaçıyor. Halbuki insanın görevi bu dünyada değer üretmek olmalıdır. Değer üreten insan bireysel mutluluğu hisseder, yakalar. Yine aynı şekilde toplumsal mutluluğa katkısı olduğunu görerek mutlu olur ve güler…

Biz ne zaman güleceğiz sorusunun cevabına gelince…

İnsanın sade bir yaşam sürmesi ve bu yaşamında diğer insanlarla beraber mutlu bir şekilde toplumsal mutluluğun yakalandığı bir ortamda bu dünyada hayatını sürdürmesi en doğal hakkıdır… Bu doğal hakkı ya bir kişi veya grubun otoritesi altında veya adına halkın yönetimi denilen Cumhuriyet yönetme ve Demokrasi yönetim biçiminin uygulandığı yerlerde sürdürecektir.

Eğer toplumsal mutluluk sağlanıyorsa insan gülecektir.

Toplumsal mutluluğun sağlanması da iyi düzenlenmiş bir yönetim sistemi altında olur…

Sistem sağlıklı ve insan ihtiyaçlarını medeni bir şekilde karşılıyorsa, barış ve huzur ortamı varsa mutluluk gelir…

Mesele sistemin sağlıklı çalışması meselesidir…

Mesele “hangi demokrasi” sorusunun sorulmamasındadır…

Krizlerle boğuşan ve devamlı kriz yaratan Temsili Demokrasi mi?

Yoksa…

Paylaşımcı Doğrudan Demokrasi mi?

 

Bahtiyar Çetinbaş


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir