Tarikat ve laiklik


Tarikat bir fikir dünyasının yapılanmasıdır.

İnsanlık tarihi, düşünce nehrinin akışını ve de oluşumlarını gösterir.

İnsan üretken bir varlıktır, hem maddi ürünler hem zihinsel ürünler verir.

Meşhur deyiş gibi, kendi putunu kendi yapar sonra da ona tapar.

Gelin tarihte kulaç atalım…

İnsan tapınaklar, toplumsal yapılar oluşturdu. Bunların çalışması, disiplini, üretmesi yaşamın sürmesi için gerekli idi.

Önce akil adamlar çıktı, zamanın tanımına göre dinsel açıdan peygamber, veli, rahip, imam, haham oldular; sivil açıdan reis, şeyh, kral, imparator, sultan oldular.

İyi amaç; toplumun yaşamı için çalışır düzen kurmak, kötü amaç ise bu düzene otorite olup baskı ile yönetip nemalanmaktı.

Her ana varsayım değişik görünüş ve ad altında bir “Tanrılar” düzeni yarattı. Bu ana fikir bir düzen sağladı, eskisini beğenmedi yenisini oluşturdu.

İşte tarikat bu ana fikirde yorum farklarının biraz iyi niyetle, çoğunlukla farklı iktidar oluşumlarını üretti.

Özde; Yahudi’nin, Farisi’nin, Musevi’nin, Hristiyan’ın, Ortodoks, Katolik, Müslüman, Sünni ve Şii’nin, Brahman’ın Budizmi, Hinduizmi birbirinden farklı değildir. Amaç bireysel iktidar hırsını yaşatmak için toplanıp güç arama olgusudur.

İnsanlık bunlardan çok çekti ve çekecektir.

Ama direnen bir Prometheus aklı, felsefe ile buna “şah” dedi; önce demokrasi sonra da onun tacı laikliği tahtaya sürdü.

Çok canımız yandı, hep lanet bir yaklaşım olan “ben Tanrı’nın temsilcisiyim” fikri, soğandan çok insan doğradı.

Laiklik insan olma becerisinin en üst kademesidir.

Laiklik her fikre saygı duyar hatta tanrıdan daha demokrattır!

Laiklik düşünce ve davranış sınırları, saygı ve sevgi ile içselleştirildiğinde yaşamamızı sağlar.

Batı laiklik koridoruna büyük kayıplardan sonra, 18. yüzyıldan itibaren girdi.

Biz de canım Ata’mın dehası ile laiklik dünyasına adım attık ve bunun bugün toplumsal desteği %90’dır.

Tarikatlar hep olacaktır, fikri durdurmak hem demokrasiye hem laikliğe aykırıdır.

Laiklik sınırları çizer, kimse kendi fikrini hür vicdanlara ve akışkan akıllara baskı ve nemalanmak için kullanamaz. Bu net bir hukuk sonucudur!

Bazen kapı açık kalır, kapıcının ahlakı şüphe götürür ama ev sağlam oldukça nice “mabudlar” neylerse neyler.

Haddini bilmeyen de haddeye çekilir!

Sevgi ile kalın…

Cenap Murtezaoğlu – İşletmeci

 

Dinlemek için tıklayın


One thought on “ Tarikat ve laiklik

Yorumlar kapatıldı.