“Hakkımız ve kudretimiz”; Lozan Barış Konferansı (1)

Lozan’ın mimarı İsmet İnönü’nün, cebinden çıkardığı ajanda tipinde küçük defterlere kısa notlar halinde bir şeyler yazdığı ailesi ve çevresi tarafından bilinmektedir. Bu notlar, “Defterler” adıyla Prof. Dr. Ahmet  Demirel tarafından yayına hazırlanmıştır. Cumhuriyet tarihine, Türk siyasi hayatına ışık tutan bu belge kitap, 1919-1973 yılları arasını kapsamaktadır.*

Kitabın önsözünü yazan Erdal İnönü de şu satırlarla anlatmış “Defterler” in içeriğini: “Bu defterler alışılmış anlamda günce sayılmaz. Verilen bilgi çok az, her gelişmeden de söz edilmiyor. Ama gene de birçok olaya değiniliyor. En önemlisi babamın bazı olaylar ve kişiler hakkındaki düşüncelerini, duygularını ve bazı karakter özelliklerini burada bulabiliyoruz.”
***
“Defterler” deki Lozan’a bir bakalım…

30 Ağustos 1922’de Dumlupınar (Başkomutan) Meydan Muharebesi kazanılmış, 9 Eylül’de Türk ordusu İzmire girmiştir. İsmet Paşa, 11 Ekim Çarşamba günü için defterine; “Mudanya Mukavelesi imzalandı. Sabah saat 6.00’da.” notunu düşer. Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasından sonra İtilaf Devletleri TBMM Hükûmeti’ni barış konferansına davet edecek, görüşmeler İsviçre’nin Lozan şehrinde yapılacaktır.

İsmet Paşa, 26 Ekim 1922’de Hariciye Vekili seçilir. Ayrıca, Lozan barış görüşmeleri için de Türk delege heyetinin başkanlığına getirilir. “Konferansa İstanbul hükümeti de davet olunmuş” diye yazar İsmet Paşa, 30 Ekim notlarının arasına. Aynı gün Mecliste de bir konuşma yapar ve “Yunan ordusu yerinde o ordu olmayıp da herhangi bir ordu olsaydı, Büyük Millet Meclisi orduları, yine aynı neticeyi kesinlikle elde ederlerdi.” der. Tevfik Paşa da TBMM Başkanlığına bir telgraf çekecek ve Lozan’a, İstanbul ve Ankara hükümetlerinin birlikte katılmasını önerecektir. Bunun üzerine olaylar hızla gelişecek, TBMM 1 Kasım’da saltanatı kaldıracak ve Tevfik Paşa hükûmeti de istifa edecektir.

7 Kasım’da İstanbul’a gelen İsmet Paşa, “Gece Harrington ile mülakat” yapar. Ertesi gün için de “Öğleden sonra komiserlerle mülakat… İsveç sefiri ile mülakat.” notlarını düşecektir defterine…

9 Kasım’da Heyet Lozan yolundadır. Müşavirlerle sürekli içtimada bulunan İsmet Paşa, “Ermeniler suikast için hazırlanmışlar.” cümlesini de 14 Kasım’da not düşmüştür defterine…20 Kasım’da açılacak konferansa kadar İsmet Paşa, bazı devlet temsilcileriyle, gazetecilerle de mülakatlar yapar. Bunların içinde Matin muhabiri, Reuter idare reisi ve Madam Gaulis de vardır.

Lozan’da görüşmeler sürerken 17 Kasım’da Vahidettin, İstanbul’dan Malta’ya kaçacaktır…

4 Aralık Pazartesi’nin defter notları arasında “Boğazlar meselesi…Sonra benim ile Curzon’un münakaşası” ifadeleri yer alır. Yeni yılın yani 1923’ün ilk gününde de çalışmalardan sonra “Gölde kürek çektik.” diye yazacaktır defterine İsmet Paşa.

1923’ün 16/17 Ocak günlerinde İzmit’te bulunan Mustafa Kemal de, İstanbul’dan gelen gazetecilerle görüşür ve tarihe şu sözlerle not düşer: “…Halkı kendi haline terk edersek bir adım ileri atamayız…İnkılâbın kanunu, mevcut kanunların üstündedir… Dış siyasetin dayanağı, kuvvetli bir iç siyasettir.”

23 Ocak’ta İsmet Paşa, Musul konusu ile ilgili görüşmeleri bir telgrafla Mustafa Kemal Paşa’ya bildirir Lozan’dan.

Ocak sonuna gelindiğinde, “Muahede projesi” verir karşı taraf yani antlaşma istemektedir. İsmet Paşa 31 Ocak’ta defterine şu satırları not eder: “Muahede projesini vermiş göründüler. Uzun uzun beyanat eyledik. Cevabatımda bir hafta mühlet istedim. Çekildiler. Curzon, hususi ve yine resmi edalarla kabul ettirmeye çalıştı. Mümkün olanın yapılacağını fakat bağlanmak kabil olmadığını ifade ettim.”

2 Şubat’ta Mustafa Kemal Paşa İzmir’dedir ve Gümrük binasında yapılan toplantıda, çeşitli konuların yanı sıra Lozan görüşmeleri hakkında da konuşur. Şöyle der; “… Biz; ‘barış istiyoruz’ dediğimiz zaman, ‘tam bağımsızlık istiyoruz’ dediğimizi herkesin bilmesi lazımdır. Bunu istemeye hakkımız ve kudretimiz vardır!”**

Gazi Mustafa Kemal Atatürk,

Senin insanüstü mücadelen ve binlerce şehidimizin kanıyla oluşan “tam bağımsız Türkiye”, bugün ne yazık ki “tam bağımlı olma” yolunda hızla ilerliyor.
***
3-4 Şubat günleri Lozan’da sıkıntıların yaşandığı günlerdir; münakaşalar olur, iki ayrı salonda müzakereler sürer. İsmet Paşa, durumu; “… Mücadele, tehdit, mukabele…” olarak kaydedecektir defterine.

Lozan Konferansı 4 Şubat’ta kesintiye uğrar. Ertesi gün Mustafa Kemal, Vakit gazetesi muhabirine demeç verir: “Lozan’da iktisadi meselelerden dolayı kesilme olmuştur. Zerre kadar hayrete düşmeyiniz. Sorumluluğu bize ait olmayan ve olmayacak olan hesaplaşmaların sahfaları ne olursa olsun, yasal hukukumuzu her şekilde temine muvaffak olacağımıza şüphesi olmayan kimseleriz. Milletimizin kararı, kuvvetimiz, kabiliyetimiz buna kefildir.”**

Barış görüşmeleri kesintiye uğramadan önce İsmet Paşa, Lord Curzon’a: “İngiltere’ye gittiğiniz zaman, size sulhu soracaklar. Niçin gittiniz, niçin sulh yapmadan geldiniz, diyecekler. Ne cevap vereceksiniz?”*** diye soracak, Curzon da aynı soruyu İsmet Paşa’ya soracaktır.

İsmet Paşa’nın; “Benim vaziyetim kolay. Ben Türkiye’ye gittiğim zaman, soranlara ne cevap vereceğimi size cümle söyleyeyim. Ben memleketime gittiğim zaman bana da niçin sulh olmadı, diye soracaklar. Bir ile cevap vereceğim: Lord Curzon sulh istemediği için konferans kesilmiştir, diyeceğim.”*** sözleri üzerine Lord Curzon oturduğu yerden âdeta havaya fırlayacak, ayağa kalkacak ve Paşa’nın sözlerini “Katiyyen!” diyerek protesto edecektir.

İsmet Paşa, “Lord Curzon’u zayıf tarafından yakalamıştır” ve fikrinde ısrar ederek sözlerini sürdürecektir!

Devam edecek…

Canan Murtezaoğlu

Dinlemek için tıklayın

 

Yararlanılan Kaynaklar:
* YKB Yayınları

** Prof. Dr. Utkan Kocatürk; Kaynakçalı Atatürk Günlüğü, Atatürk Araştırma Merkezi
***https://www.ismetinonu.org.tr/lozan-antlasmasi-kesintisi-sirasinda-inonu-ve-lord-curzon-1923/?__cf_chl_jschl_tk__=pmd_794c442eb92874e9f655bfd62dc2bdd1bf1a190e-1627327091-0-gqNtZGzNAiKjcnBszQi6

 

PAYLAŞIM: