Geleceği şekillendirecek teknolojiler-1


Merak; insanoğlunun icatlarında, keşiflerinde, buluşlarında yani gelişiminde en büyük rolü oynayan kriter. Bugün sahip olduğu bilgiyle yetinmeyen, yerine, yanına ya da ötesine yenilerini eklemek isteyenlerin hayalleri, araştırmaları, denemeleri ve buluşları ile her zaman daha ileri gidilecektir.

“Bilmiyorum”, “yaşım ileri kullanamam” vb. nedenlerle teknolojiden uzak kalmak gelecek nesillerden ayrı düşmek olur. Kendimizi, çocuklarımızı, gelecek nesillerimizi bu geleceğe hazırlamamız gerekiyor.

Dün abaküsten hesap makinasına, bugün bilgisayardan cep telefonuna ve yarın kuantum bilgisayarlarına kadar gitmenin temel taşı; daha çok, daha hızlı ve daha çeşitli bilgiye ulaşmak ve bu bilgiyi kullanarak işlerimizi, bizim yerimize süratle hatasız yapacak cihazlara, robotlara bırakmaktır.

1960’larda, ABD Savunma Bakanlığı’nın bilgi paylaşımı ve bilgisayarlar arasında iletişim kurmak için geliştirdiği internet, zamanla gelişerek insan hayatının vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Mesajlaşmak, haberleşmek, paylaşmak, öğrenmek, aramak-bulmak ve daha birçok nedenle ve birçok cihazla hepimiz internete bir şekilde bağlıyız. Bağlantılarımızla kullandığımız uygulamalar sayesinde, depolarda biriktirilen bir çok “bilgi” yi  oluşturuyoruz.

Yüksek hacimli (VOLUME), hızlı (VELOCITY), çeşitli (VARIETY), güvenlik tedbirleri ile doğrulanmış (VERIFICATION) ve değerli (VALUE) bilginin tamamını “Büyük Veri (BIG DATA)” olarak adlandırıyoruz.

Büyük Veri: Dünyadaki tüm bilgiler, bir noktada (bulut) çok sayıda kaynaktan toplanan ve çeşitli formatlarda dijital olarak ulaşılabilen verilerdir. Bu verilerin kapasiteleri günümüzde petabyte (1015) ya da tetrabyte’lar (1012) ile ifade edilir ve gelişen teknoloji ile her zaman hacmi genişler ve yeni kullanım alanları bulur. Büyük verinin nerelerden toplandığına dair bazı örnekler:

–  e-ticaret sitelerindeki müşteri verileri,
–  sağlık veritabanlarındaki hasta verileri, hastane ziyaret kayıtları,
– sosyal medya platformlarında (FB, Twitter, Instagram, Youtube, vb.) paylaşılan, beğenilen veriler (yazı, resim, video, ses, vb.),
– bloglar,
– GPS lokasyon bazlı bilgiler,
– iklim algılayıcıları,
– Google gibi motorlarda arama kayıtları,
– Whatsapp mesajları,
– e-posta gönderimleri,
– digital kitaplar,
– televizyon kanalların yayınlarının arşivde saklanması,
– bankaların 7/24 internet/mobil şube hizmeti vereceği müşteri bilgileri,
– akıllı şebeke ve sayaçlarla, abonelerin bireysel enerji kullanım bilgileri,
– ilaç sanayi için tıbbi araştırma sonuçları bilgileri,
– web sunucularının log dosyaları,
– GSM operatörlerinin arama kayıtları,
– internet istatistikleridir.

DOMO’nun her yıl yayımladığı “Data Never Sleeps (Veri Asla Uyumaz)” raporunun 2022 versiyonunda açıklanan rakamlara göre dakikada 5.900.000 Google’da arama, 231.400.000 e-posta mesaj gönderimi, 347.000 tweet atma, 1.700.000 Facebook içerik paylaşma, Instagram’a 66.000 yeni fotoğraf yükleme, Zoom’da 104.600 toplantı yapma ve Youtube’a 500 saatlik video yükleme gerçekleşiyor.

Bu hacimdeki büyük verilerin işlenmesi ve anlamlandırılması için kullanılan teknolojilere “büyük veri teknolojileri” adı verilir ve ihtiyaç duyulan bilgiye göre yazılan algoritma o veri bulutunun içinden gerekli bilgiyi anında çekerek kullanır. Bu algoritmalar ve bu hacimdeki büyük bilgi sahibi firmalar gücü de ellerinde tutar. Francis Bacon’un dediği gibi “Bilgi güçtür”.

Büyük veri, doğru analiz metotları ile yorumlandığında şirketlerin stratejik kararlarını doğru bir biçimde almalarına, risklerini daha iyi yönetmelerine ve inovasyon yapmalarına imkân sağlar.

Firmaların çağrı merkezlerinden ürün pazarlamak amaçlı ismimizle hitap ederek yaptıkları aramalar, bankalarda yapılan büyük montanlı işlemler için yetkilileri tarafından aranarak sözlü onay istemeleri, alışveriş sitelerinde yapmış olduğumuz incelemelere uygun olarak otomatik çıkan benzer ürün reklamları, vb. gibi biri bizi gözetliyor hissi veren sonuçlar aslında bu büyük verinin firmalar tarafından kullanarak bize “bireyselleştirilmiş – kişiye özel” hizmet kazandıran algoritmaları sayesindedir.

Ayrıca büyük veri oluşturan bir diğer teknoloji de birçok farklı cihazın internete bağlı olarak çalışmasını ve birbiriyle haberleşmesini sağlayan teknoloji yani Nesnelerin İnterneti (IOT) dir. Bu sayede cihazlar internet üzerinden kontrol edilebilir, böylece insanların yaşamları kolaylaştırılabilir ve toplanan bilgiler birçok farklı alanda da kullanılabilir.

Özellikle 5G teknolojisi ile Nesnelerin internet üzerinden kullanımları yaygınlaşacaktır. 5G Mobil İnternet bağlantısı, iletişim alanında kullanılan bir teknolojidir ve daha hızlı (Mevcut hızın 10 ila 100 katı) ve daha düşük gecikme süreleri (mevcut~200ms 5G de 1 milisaniye olacak) sunarak daha iyi bir bağlantı sağlar. Düşük gecikme hızı ile uzaktan ameliyatlar yapılabilecek, sürücüsüz arabalar yaygınlaşacak, vb. gibi daha birçok imkân gerçekleştirilecektir. Ayrıca aynı anda bağlanabilir cihaz sayısı 10’dan 100’e hatta 1000’e kadar çıkabilecek ve daha büyük veri hacimlerinin aktarılmasına olanak sağlayacaktır.

5G teknolojisinde belirli bölgedeki baz istasyonları yerine evlerimizin yakınlarına kurulacak olan binlerce mini hücrelerin sağlık problemlerine sebep olacağı endişesi bulunmaktadır. Bu konu bilim adamlarınca tartışılmaktadır ve zaman içinde araştırmalar sonlanacaktır. 5G’nin kullanımı; ABD’nin bazı eyaletlerinde ve Güney Kore’de başlamıştır.

“Nesnelerin İnterneti” ne örnekler:

-Akıllı ev sistemleri: evdeki farklı cihazları (örneğin, ısıtma sistemi, güvenlik kameraları, aydınlatma sistemi) internete bağlar ve uzaktan kontrol edilebilir hale getirir.

-Akıllı saatler: kullanıcının adım sayısını, kalp atış hızını ve diğer biyometrik verilerini izleyebilir ve internete bağlanarak bu verileri paylaşabilir.

-Akıllı buzdolabı: içindeki yiyeceklerin tarihlerini takip edebilir ve kullanıcıya hatırlatmalar gönderebilir. Ayrıca, internete bağlanarak alışveriş listenizi oluşturabilir ve size en yakın marketlerde nerede bulabileceğinizi söyleyebilir.

-Akıllı termostat: evdeki ısıtma sistemini kontrol edebilir ve internete bağlanarak kullanıcının evde olup olmadığını anlayarak enerji tasarrufu sağlayabilir.

Bağlantılarda halen güvenlik sorunu olduğundan Nesnelerin internete bağlanmaları yeterince yaygın olarak kullanılamamaktadır. Ancak mikroçip teknolojisinin gelişmesi ile zamanla daha güvenilir hale gelecektir. Ayrıca blok zinciri (blockchain) teknolojisi ile nesneler internete güvenle bağlanacak ve tam kapasite ile yararlanmak mümkün olacaktır. 

Blok zinciri teknolojisi, verilerin güvenli ve şeffaf bir şekilde kaydedilip aktarılmasına imkân veren, merkezi olmayan bir teknolojidir. En çok bilinen kullanımı dijital para birimi olan Bitcoin’in alt yapısıdır ancak birçok diğer potansiyel kullanımı da bulunmaktadır. Birçok sektöre güvenli ve şeffaf bir veri saklama ve aktarım yöntemi sağlayacaktır.

Her şey bu kadar büyürken ve hızlanırken bunları kaldıracak kapasitede bilgisayarlar nerede?

Onlar kuantum bilgisayarlarıdır, normal bilgisayarlardan çok daha hızlı ve güçlü olacak şekilde tasarlandıkları düşünülen bilgisayarlardır. Kuantum mekaniği prensiplerine dayanarak çalışır ve kuantum bitlerini (veya “qubit” leri) kullanarak veri işleme yaparlar. Bu sayede, çok büyük ve karmaşık verileri anında işleyebilir ve çözebilirler. Qubit, klasik bilgisayarlardaki bitlerin aksine birden fazla durumda bulunabilir ve bu sayede bir kuantum bilgisayarı birden fazla işlemi aynı anda gerçekleştirebilir. Örneğin, bir klasik bilgisayardaki bir bit sadece 0 veya 1 olarak bulunabilirken, bir qubit 0, 1 veya 0 ile 1 arasındaki herhangi bir küme sayısı olarak bulunabilir.

Bu bilgisayarların çalışması için özel koşullar gerekir, örneğin qubitlerin ısıtılmaması ve çok küçük bir sıcaklıkta tutulması gerekmektedir. Henüz tam olarak geliştirilip piyasaya sürülmesi ve yaygın olarak kullanılmaya başlanması için daha fazla araştırma ve geliştirme gerekmektedir.

Kuantum internet, kuantum bilgisayarlar ve kuantum iletişim ağlarını kullanan bir internettir. Bu ağlar, kuantum mekaniği prensiplerine dayanarak çalışır ve kuantum bitlerini (veya “qubit” leri) kullanarak veri işleme yaparlar. Bu sayede, kuantum internet, klasik internetten çok daha güvenli ve anında iletişim sağlayabilir. Ancak, bu teknoloji de yaygın kullanılmaya uygun değildir.

Kuantum mekanik ilkeleri, küçük ölçekteki (yani atom ve molekül boyutlarındaki) sistemlerin hareketini ve davranışını açıklayan kuralları ifade eder. Bu ilkeler, klasik mekaniğin aksine, parçacıkların hem yerde hem de hareket halinde olabilmesini ve bir anda birden fazla durumda bulunabilmesini kabul eder. Kuantum mekanik ilkeleri, özellikle kuantum bilgisayarlarının çalışması için gereklidir.

Tüm bu yeni kavramlar, teknolojiler, büyük hacimli bilgi, yüksek hız bizi yapay zekâya, makinenin kendi kendine öğrenmesine ve süper zekâya götürüyor. 

“Sapiens” kitabının yazarı Yuval Noah Harari  “21. Yüzyıl için 21 Ders” kitabında şöyle söylüyor:

“Büyük veri, makine öğrenmesi, yapay zeka gibi teknolojiler nedeniyle gelecekte insan gücüne ihtiyaç o denli azalacak ki insanlar kitleler halinde gereksiz olmaya başlayacak. Devletler yerine bu teknolojileri kontrol eden şirketler dünyanın yönetimini ele geçirecek.”

Geleceğin dünyasında oyun dışı kalmamak için teknolojiyi tanımak, yakından takip etmek, felsefi ve psikolojik etkileri göz önünde bulundurarak gereken kuralları koymak bizim elimizde.

Esra Ertürk – Bilgisayar Mühendisi

 

Yararlanılan Kaynaklar:
Vikipedi https://tr.wikipedia.org/wiki/Büyük_Veri 
https://tr.wikipedia.org/wiki/Nesnelerin_interneti
Bebar Bilim https://www.youtube.com/@bebarbilim
DOMO https://www.domo.com/data-never-sleeps 


6 thoughts on “Geleceği şekillendirecek teknolojiler-1

  • 19 Aralık 2022 tarihinde, saat 01:07
    Permalink

    Çok ilginç bilgiler sunmuşsunuz. Kuantum dünyasında endişeler ve korkular içiçe yaşanılacak gibi…Veri gücünü ellerinde bulunduran şirketler belki de bir tuşla onarılmaz karışıklıklar yaratıp, ülkelerin tüm güvenlik sistemlerini felç edebilecek..Ürkütücü…Kaleminize sağlık…

    Yanıtla
    • 20 Aralık 2022 tarihinde, saat 10:27
      Permalink

      İlginize teşekkür ederim. Bu çaptaki bilgi ve artan hızla çoğalan kapasitesinin güvenliği ve kullanımıyla ilgili çok geç kalmadan gerekli tedbirler alınmalı, tekelleştirmemek için kurallar kanunlar oluşturulmalı tıpki kişisel bilgilerin gizliliği konusunda olduğu gibi.
      Yapacak çok iş var:))

      Yanıtla
  • 19 Aralık 2022 tarihinde, saat 20:34
    Permalink

    Yapmayacağım endişesi ile uzak durduğumuz teknolojik gelişmeler biz onları reddettigimiz için ortadan kayboluyor. Aksine bizi başka insanlara bağımlı hatta anlamadığımız sistemin kurbanı bile yapabilir… ama tren kaçmış değil:)

    Yanıtla
  • 20 Aralık 2022 tarihinde, saat 20:31
    Permalink

    Çok doğru Figen hanım öğrenmenin yaşı yoktur, bilgi bizi daha özgür ve güçlü kılar yeterki vazgeçmeyelim peşinden gidelim.

    Yanıtla
  • 25 Aralık 2022 tarihinde, saat 04:30
    Permalink

    Bilim ve teknolojiyi geniş bir çerçeveden alıp, insanımızı geleceğe sahip çıkmak üzere sorumluluk alan bir bakış açısı benimsemeye çağırdığınız için müteşekkirim.

    Dünyada bilim ve teknolojinin gelişim şekli ve yönü bile, o alanda çalışan insanın bireysel aktöresi (ahlâkı) ve bağlı olduğu kuruluşun kurumsal ekininden (kültüründen) etkileniyor, sanıyorum.

    Onun için çağdaş bilim anlayış ve üretimi ile yeniden barışmalı, özgün ulusal yaklaşımımızı geliştirmeli, dünyamızın bilim cemiyetine bilinçlice eklemlenmeliyiz.

    Lütfen bu değerli yazınızın son cümlesini gelecek yazılarınızdan birinde özel olarak ele alınız. Eminim ufuk açacaktır.

    Saygılarım ve emeğiniz için teşekkürlerimi iletiyorum.

    Yanıtla
  • 28 Aralık 2022 tarihinde, saat 15:29
    Permalink

    İlginiz ve güzel yorumunuz için teşekkür ederim.
    Yazımda bugün farkında olmadan oluşturduğumuz altyapıyı ve gelecekte karşılaşacağımız teknolojileri bir fikir vermesi için özetlemeye çalıştım. Esasında her biri ayrı bir araştırma konusu.
    Bir sonraki yazımı “yapay zeka” hakkında hazırlamayı düşünüyorum. Umarım onu da ilgi ile incelersiniz.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir