Atatürk’süz Türkevi Açılışı


ABD’nin New York kentinde yapılan Türkevi törenle açıldı. Öyküsüne kısaca değinelim.

IBM şirketine ait 12 katlı ve 45 metre yüksekliğindeki bina, Demirel Hükûmeti’nin Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil’in girişimiyle Türkiye Cumhuriyeti tarafından satın alınır. (1977) Resmi faaliyetlerin yanısıra,  Türk çocuklarına eğitim veren Atatürk Okulu da, faaliyetlerini her hafta sonu burada gerçekleştirir. Daha sonra binanın, ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığı düşünülür ve yıkılıp yenisinin yapılmasına karar verilir. 2017’de yıkılan bina, 2021’in Eylül’ünde törenle açılır.

Basında yazılanlara bakılırsa;  36 katlı ve 171 metre yüksekliğindeki bu bina “birçok özelliği ile dünyaya mesaj veren”  bir bina olmuştur. Üstelik Birleşmiş Milletler binasından da 4 metre yüksektir!

Bir binanın boyu esas alınarak dünyaya hangi mesajlar verilebilir? Boyu 4 metre daha alçak olan BM binası, işlevini mi yitirecektir ya da 2.5 katlık boyu ile “The White House” yani Beyaz Saray oyun dışı mı kalacaktır? 180 metre yüksekliğin üzerinde 100’e yakın binayı barındıran New York’ta bu neyin yarıştırmasıdır?

Bu olsa olsa Firavun-Musa yarıştırmasıdır! “Firavun’un düzeni kuşkusuz boşa gidecekti.” diyen Kur’an, Firavun’la Musa arasındaki benzer yarıştırmayı şöyle verir:  “Firavun; ‘Ey Hâmân! Bana bir kule yap; belki araçlara, göklerin araçlarına erişirim de Musa’nın Tanrısını görürüm…” (Mümin / İnanan, 36-37)

Yine basında yazılanlara bakılırsa; bina Türkiye’nin “son dönemdeki aktif dış politika hamlelerinin simgelerinden biri” haline gelecektir! Bu nasıl olacaktır? Cumhuriyet’in 100. yılı derken bile Kurucu’ sunu anmak istemeyen zihniyet, o Kurucu’nun “Yurtta sulh cihanda sulh” ilkesini “bina” açarak mı hayata geçirecektir, üstelik de Emevi camiinde namaz masalı hâlâ sürerken!

“Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümü olan 2023’e giden süreçte Türkevi binamız, uluslararası toplumdaki yerimizin de bir yansıması olacaktır” diyen Cumhurbaşkanı, yaptığı konuşmalarda Cumhurbaşkanı olduğu Devlet’in kurucusunu anmamıştır. Basından takip edebildiğimiz kadarıyla bu “keramet sahibi” binada, Atatürk’e ait görünür bir unsur da yoktur! Bu durum, binada yürütülecek resmi-gayriresmi faaliyetler için ön bir işaret midir?

Örneğin, “bu gurur abidesi”  binada Atatürk Okulu tekrar çalışmalarına başlayacak mıdır?

Örneğin, bu bina, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC) nin düzenlediği, “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” başlıklı konferansta konuşan Erdoğan’ın sözlerine göre “Müslüman Amerikan toplumunun da evi olarak” mı faaliyet gösterecektir?

Ya da bu bina, Cumhurbaşkanı’nın, TÜRKEN Vakfı’nda “Atanız; Sultan Alparslan’dır, Fatih’tir, Yavuz’dur, Sinan’dır, Barbaros’tur, Hayme Ana’dır, Nene Hatun’dur. Çok yakında önemli sorumluluklar üstlenecek, önemli görevlere gelecek ülkemize aşkla, şevkle, sevdayla hizmet edeceksiniz.” diyerek seslendiği gençlere mi hizmet edecektir?

Dikkat edilirse, o “atalar” ın içinde de, ne Devlet’in Kurucusu’nun ne de bu uğurda şehit düşenlerin adları vardır ve ülkemiz; “çok yakında önemli sorumluluklar üstlenecek, önemli görevlere gelecek” tir! Hep birlikte öğreneceğiz…

Sonuç olarak Türkevi, Cumhuriyet’in kuruluşunun 100. yılına yaklaşırken, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün adını anmaktan imtina eden bir iktidarın zihniyetiyle açıldı. Bu açılışa katılanların; kendi ülkelerinde “porsiyon küçültün” diyenlerin yedikleri, içtikleri, giydikleri ortada… Resmi heyetin görkemli konvoy araçlarına ödenen miktarları Sayıştay sayar mı bilemeyiz ancak ver elini Central Park diyenler belli ki günlerini gün etmişler, var biraz da sen oyalan misali!

Biz sıradan insanlar olarak ancak okuduklarımızı, dinlediklerimizi değerlendirebiliriz. Ancak, Firavun’un, Musa’nın tanrısını göremediğini iyi biliyoruz. “Gençlerine sırtını dönen bir milletin istikbali tehdit altında demektir.” diyen bir Cumhurbaşkanı’nın ülkesinde üniversite gençlerinin gece parklarda yattığını iyi biliyoruz. Ülkemizde, ahlak, adalet, aydınlık, akıl, acıma duygu ve bilincinin kaybolduğunu iyi biliyoruz.

Ancak umutsuz değiliz. “Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”  diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundayız ve iyi niyetimizi koruyarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’nın BM’de dile getirdiği “herkes için özgürlük ve adalet” söyleminin gerçekleşmesini bekliyoruz.

Canan Murtezaoğlu

 

Dinlemek için tıklayın

 

 

*TÜRGEV ve Ensar Vakfı’nın ABD’de ve İngiltere’de birlikte kurdukları Vakıf