30 Ağustos’u anlamak


30 Ağustos (Büyük Taarruz) Zafer Bayramı’mızın 99. yılını kutladık. Mustafa Kemal Atatürk tarafından şahsen yönetildiği için Başkomutanlık Meydan Muharebesi diye anılan Dumlupınar Meydan Muharebesi

Nedir 30 Ağustos Zaferi?
Her yıl coşkuyla kutladığımız, bayram yaptığımız, halk tâbiriyle “Yunan’ı denize döktüğümüz” bu büyük zafer bize neyi anlatmaktadır, sonucu ne olmuştur? 30 Ağustos’un anlamını, önemini ve sonuçlarını bir kez daha hatırlayalım:
Bu zafer, Kurtuluş Savaşı’mızın son bölümüdür.
Bu zafer, 26 Ağustos 1922’ de Afyonkarahisar Kocatepe’de başlayan ve 30 Ağustos’ta Büyük Taarruz ile şaha kalkıp, 9 Eylül’de İzmir’in Yunan işgalinden kurtuluşu ile sona eren eşsiz bir Türk zaferidir.

Bu zafer, o muhteşem dehanın ve iman gücünün önderliğinde düşmana vurulan kesin ve son darbedir.
Bu zafer, milletin kendine güven duygusunu yükselten, milli kudret ve yeteneğin yeniden canlanmasını sağlayan can suyudur.
Bu zafer, yeni Türk Devleti’nin temelini oluşturmuştur.

Bu zafer ile Misak-i Millî gerçekleştirilmiş, bütün düşmanlar topraklarımızdan atılmıştır.
Bu zafer, Mudanya Ateşkes Antlaşması ile Lozan Konferansı’ndaki beklentilerimize esas teşkil etmiştir.

Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile Anadolu’nun ilelebet Türk yurdu olarak kalacağı bütün dünyaya kanıtlanmıştır. Bu zaferden sonra; Lozan’ın alt yapısını oluşturmayı sağlayacak olan Mudanya Ateşkes Antlaşması (11 Ekim 1922) ve Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) imzalanmıştır.

Lozan Barış Antlaşması ile Misak-ı Millî sınırları büyük ölçüde kesinleşmiş, Yeni Türk Devleti’nin uluslararası alanda bağımsız, bütün diğer devletlerle eşit, şerefli bir varlık olduğu kesinlikle tanınmıştır. Kapitülasyonlar kaldırılmış, Boğazlar’a geçici olarak bir çözüm getirilmiştir. Lozan Barışı ile Türkiye tarihinde yeni, köklü ve huzurlu bir dönem başlamıştır. Mondros ve Sevr antlaşmaları tarihin çöplüğüne atılmıştır.

“Doğu Sorunu”, “Avrupa’nın hasta adamı” gibi aşağılayıcı ifadeler ortadan kaldırılarak Yeni Türk Devleti tüm dünyaya kabul ettirilmiştir. Türkiye, emperyalizme karşı verdiği bu mücadele ve kazandığı benzersiz zafer sonucunda tüm sömürge uluslara ve mazlum milletlere örnek olmuştur.

Emekli Tuğgeneral Dr. Naim Babüroğlu’nun ifadesiyle Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk:
“1915’te Çanakkale’de İstanbul’u 4 kez kurtarır. 1683’te Viyana’da başlayan toprak kaybını ve çekilmeyi 238 yıl sonra 1921’de Sakarya’da durdurur. 1922’de Büyük Taarruz’la işgal devletlerinin hayallerini yerle bir eder ve Savaş Tarihi onu kıskanır.”

Evet, 30 Ağustos Zafer Bayramı’mızı kutlarken, bu güzel ama her karışı kanla sulanmış yurdun bize hangi şartlarda emanet edildiğini hatırlayalım. Bize bir vatan ve haklı bir gurur kazandıran Mustafa Kemal Atatürk’e, onun manevi mirası ile inkılâplarına her zamankinden daha fazla sahip çıkalım. Ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile tüm şehitlerimiz ve gazilerimizi her daim rahmet ve minnetle analım.

Tülay Hergünlü – SMMM

 

Dinlemek için tıklayın